Doğankent (Harşit) İlçesi tarihi
Giresun’un köklü bir geçmişe sahip olan Doğankent ilçesinin tarihi, Doğu Karadeniz'i iç kesimlere bağlayan stratejik bir rota olan Harşit Vadisi etrafında şekillenmiştir. İlçenin tarihi serüveni, eski adlarından savaş yıllarındaki kritik savunmasına kadar oldukça zengin ayrıntılar barındırır.
İşte Doğankent ilçesinin detaylı tarihi:
1. Antik Dönem ve İlk İsimler
Doğankent ve çevresi, coğrafi yapısı gereği tarih boyunca pek çok medeniyetin ilgisini çekmiştir. Bölgede Roma, Bizans, Trabzon Rum İmparatorluğu ve Cenevizliler döneminden kalma kalıntılara rastlanır.
İlçenin tarih boyunca kullandığı eski isimler şunlardır:
-
Kürtün-i Zîr (Aşağı Kürtün): Osmanlı kayıtlarında bölge ilk başlarda bu isimle anılmıştır. (Şimdiki Gümüşhane'ye bağlı Kürtün ise Kürtün-i Bâlâ yani Yukarı Kürtün olarak geçmekteydi).
-
Manastırbükü: Bölgedeki eski manastır yerleşimlerine ve yollarına ithafen bir dönem bu isim kullanılmıştır.
-
Harşit (Harşıt): İlçenin asıl ve en bilinen tarihi adıdır. Adını içinden geçen Harşit Çayı'ndan alır. Kelime kökeni hakkında "Güneşin en sıcak yeri" ya da Farsça/Türkçe birleşimiyle "Değerli taş/mücevher nehir" gibi rivayetler vardır.
2. Bölgenin Türkleşmesi ve Çepni Kültürü
Doğankent tarihinin en önemli dönüm noktası, Oğuzların Çepni boyunun bölgeye yerleşmesidir.
-
1380 Yılı: Tarihi kaynaklara göre, Harşit Vadisi'ni kışlak olarak kullanan Çepni Türkmenleri, 1380 yıllarında Güvende Kapısı üzerinden aşağı inerek bugünkü Doğankent ve çevresine kalıcı olarak yerleşmeye başlamışlardır.
-
Osmanlı Dönemi (1461): Fatih Sultan Mehmet’in 1461 yılında Trabzon’u fethetmesiyle birlikte Harşit bölgesi tamamen Osmanlı egemenliğine girmiştir.
-
1530 Tarihli Kayıtlar: Osmanlı tahrir defterlerine göre Harşit, 21 hanelik (~100-200 nüfuslu) büyük ve muafiyetleri olan bir müsellem (askeri) köyüydü. Bu dönemdeki kayıtlarda yöre halkının saray için şahin ve doğan yetiştirdiği yazmaktadır. (Nitekim bugünkü "Doğankent" ismi de bu tarihi doğan besleme geleneğinden gelir).
3. I. Dünya Savaşı ve Tarihi "Harşit Savunması"
Doğankent, Türkiye tarihi açısından çok kritik bir askeri savunmaya sahne olmuştur. I. Dünya Savaşı'nda (1914-1918) Doğu Karadeniz'i işgal eden Rus ordusu, Harşit Çayı'nın doğusuna kadar gelmiştir.
"Bir Çanakkale, Bir de Harşit Vadisi Geçilmez!" Türk askeri ve bölgedeki Çepni milis kuvvetleri, Harşit Çayı'nı doğal bir sınır yaparak Rusların batıya (Giresun ve ötesine) geçmesini engellemiştir. Bu destansı direniş tarihe Harşit Savunması olarak geçmiş ve düşman 1918'de bu hattı geçemeden geri çekilmek zorunda kalmıştır.
4. İdari Yapının Değişimi ve Cumhuriyet Dönemi
Harşit, coğrafi konumu nedeniyle Osmanlı'nın son dönemi ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında sürekli Gümüşhane ile Giresun arasında idari değişiklikler yaşamıştır:
-
1837: Harşit nahiyesi, Gümüşhane'ye bağlı Kürtün kazasına bağlı 15 Türk hanesinden oluşan bir merkezdi.
-
Giresun'a Bağlanma (1953): Gümüşhane'nin Torul ilçesine bağlı bir nahiye iken, ticari ve sosyal ilişkilerin sahille (Tirebolu) daha güçlü olması nedeniyle 1953 yılında Giresun'un Tirebolu ilçesine bağlanmıştır.
-
İsim Değişikliği (1964): Bölgede kurulan ve Türkiye'nin ilk önemli hidroelektrik santrallerinden biri olan Harşit Santrali (HES) yapımı döneminde, 10 Temmuz 1964'te çıkarılan bir kararname ile "Harşit" adı Doğankent olarak değiştirilmiştir.
-
İlçe Oluşu (1990): Doğankent, 25 Mayıs 1990 tarih ve 3644 sayılı kanunla Tirebolu'dan ayrılarak Giresun ilinin resmi bir ilçesi statüsüne kavuşmuştur.
Bugün Doğankent, zengin Türkmen-Çepni kültürü, dik yamaçlar arasındaki yeşil coğrafyası ve hırçın akan Harşit Çayı ile Karadeniz'in tarihi karakterini en iyi koruyan yerleşim yerlerinden biridir. Yöre halkı geçmişine olan bağlılığından ötürü günümüzde de "Harşit" ismini kültürel bir hafıza olarak yaşatmaya devam etmektedir.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmedim
0
Aşk
0
Komik
0
Kızgın
0
Üzgün
0
Vay
0